ATSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı

29 Mayıs 2018 Salı

ATSO Başkanı Davut Çetin, “Endüstri 4.0 çağına geçmek için 80 milyon insan olarak hayat boyu öğrenme programı başlatmalıyız. İngiltere yaşlılara bilgisayar öğretiyor, biz de yapmalıyız. Televizyonlarda eğitim programları olmalı. İngilizce öğrenene, kod yazma öğrenene teşvik vermeliyiz. Part time çalışmayı teşvik etmeliyiz. Gençleri kırsal kesime, tarıma yönlendirmeliyiz. Bugün Suriyeliler olmasa birçok tarım ürünü toplanamaz. Çünkü tarlada çalışacak adam yok. Temizlik işlerinde, çocuk ve yaşlı bakımında Özbek ve Kırgız kadınlar çalışıyor. Meslek lisesinde öğrenci yok, sanayide çırak yok. Herkes memur olmak veya masa başında oturmak istiyor” dedi.


ATSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı Yapıldı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Üyeleri’nin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Meclis Başkanı Süleyman Özer’in başkanlığında gerçekleşen toplantının açılışında bir konuşma yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, Oda faaliyetleri ve ekonominin yanı sıra, kent ve ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

 

Doların çıkışından başımız döndü

 

Gündemdeki en önemli konunun döviz kurları olduğunu vurgulayan Davut Çetin şunları kaydetti;

“Ramazan ayı ile birlikte turizm sezonuna girmiş bulunuyoruz, tarımda sera sezonumuz devam ediyor. Bugünlerde en önemli konumuz ise döviz kurları, Doların ve Euro’nun çıkışı, TL’nin serbest düşüşüdür. Son iki haftada doların çıkışından başımız döndü. Liranın değer kaybı bir yılda %32'ye, bir ayda %16'ya, hatta bir günde %2-3'e kadar çıktı. Türk Lirası dünyanın en çok değer kaybeden paralarından birisi oldu.

 

Bu noktada Merkez Bankasının düne kadar görevini layıkıyla yaptığını söylemek mümkün değildir. Son 2-3 yıldan beri faiz politikasını netleştirmesi gerektiği sürekli olarak dile getirilmiştir. Piyasa aylardan beri merkez bankasını test ediyor. Merkez sessiz kaldığı için döviz serbest tırmanışa geçti. Geçen Çarşamba günü faiz 3 puan artırıldı, fakat % 8’lik politika faizi sabit bırakıldı. Nihayet dün sadeleşmeye gitti ve politika faizini de değiştirdi. Merkez bankasının piyasayla inatlaşması çok büyük bir bedele neden olmuştur. Bu politika en başta uygulansaydı Dolar 4 lira bile olmazdı, faizler de bu kadar artmazdı. Gecikme sorunu büyüttü ve şimdi hem faiz yüksek hem de dolar yüksek.

 

ATSO

 

Böyle bir döviz artışı birçok sektörü olumsuz etkiledi. Reel sektörün 220 milyar dolar net döviz borcu var. Dolarda 10 kuruş artış, döviz borcu olan firmalara 11 milyar lira yük getirmektedir.

 

Birçok büyük firma bu nedenle ödeme zorluğuna düşmektedir. Dolar arttığında doğal gazın maliyeti artıyor, o da elektrik fiyatını artırıyor, böylece bütün sanayinin üzerine yük biniyor. Dolar artınca yedek parçanın, yemin, gübrenin fiyatı artıyor. Belirsizlik yüzünden fiyat verilemiyor, ödemeler durmaya başlıyor.

 

Tüketici güveni düşüyor ve ekonomi yavaşlıyor. Otomobil satışı Nisan ayında düşüşe geçti, beyaz eşya geçen yıl teşvikle büyümüştü, şu anda %20 civarı düşüş var.

 

Şimdi piyasa bir parça sakinleşmiştir, fakat ekonomide güven kaybı ve panik ortaya çıkınca normal faiz artışı da yetmiyor.  Artık yerli ve yabancı sermayeye güven vermek için ilave önlemler de alınmalıdır.

 

Makro ekonomik kriz olduğunu söyleyemeyiz

 

Burada üyelerimize ve kamuoyuna şunu söyleyelim. IMF başkanı bile Türkiye ekonomisinin temellerinin güçlü olduğunu söyledi. Ekonomide bir dolar krizi var, ama şu anda bir makro ekonomik kriz olduğunu söyleyemeyiz. Kriz sert üretim düşüşü anlamına gelmektedir, oysa Türkiye ekonomisinde Mart sonuna kadar üretim artışı yüksektir. Bir başka kriz mali krizdir, o da bankaların batması veya borsanın çökmesiyle olur. Türkiye’de böyle bir durum yoktur.

 

Ayrıca, Türkiye’nin borcu diğer ülkelere göre çok yüksek değildir. Türkiye’de hanelerin borcunun milli gelire oranı %17’dir.  Şirketlerimizin bütün kredi borçlarının milli gelire oranı %68-70 bandındadır.

Devletin borcu %28 ile dünya ortalamalarının altındadır.

 

Geçen yıldan itibaren bütçe disiplini bir nebze zayıflamıştır. Bu yıl bütçe açığımızın milli gelire oranı %2’yi geçecektir. Yine de bütçe açığı kriz yaratacak düzeyde değildir.

ATSO

Banka sistemimiz sağlam

Banka sistemimiz şu ana kadar sağlam kalmıştır. Sorunlu kredilerin oranı veya tahsili gecikmiş kredilerin oranı %2.9’dur. Son dönemde şirketler kredileri yeniden yapılandırıyor ve bu durum bankaları bir parça zayıflatıyor. Buna rağmen bankalarda henüz sorun büyümemiştir.

Cari açık konusu hepimizin bildiği konudur. Cari açık milli gelirimizin %5.5’u oranına çıkmıştır, fakat bu oran da yeni bir gelişme değildir. 2012, 2013, 2014’te de cari açığımız yüksekti. Sorun, son dönemde yabancı sermaye girişinin olmamasıdır. Bu yıl ilk üç ay cari açık 16 milyar, döviz girişi ise 7.5 milyar dolardır.

Mevcut durumda kısa vadede tek çare yabancı sermaye girişini teşvik etmektir ve Türkiye’de dövizi olanın döviz satmasıdır. Bunun için de güven sağlanması gerekir. Kamuda ciddi bir tasarruf programı başlamalıdır. Piyasada döviz mevduatıyla ilgili söylentilere net bir cevap verilmelidir. Yabancı sermayeye güven verecek hukuki adımlar atılmalıdır. Bu adımlar atıldığında Türkiye imajı güçlenecek ve ekonomi de rahatlayacaktır.

ATSO

Almadan vermek Allah’a mahsustur, devlet almadan veremez

Bu ortamda her kesime, bütün siyasi partilere sorumluluk düşmektedir. Seçim programlarında emekliye ikramiye, memura zam, asgari ücret artışı gibi çok sayıda vaat yapılmaktadır. Mevduat faizi %15-16’ya kadar çıkmışken kamu bankaları konut kredisi faizini zarar pahasına düşürmüşlerdir.

Oysa şunu bilmeliyiz, almadan vermek Allah’a mahsustur, devlet almadan veremez. Ekonomide mucize çözüm yoktur. Gerçek çözüm daha çok çalışmak, tasarruf etmek, eğitim sistemimizi değiştirmek, yenilik yapmak, teknolojiye dayalı yüksek katma değerli üretim yapmak, markalaşmaktır.

Türkiye’nin dünyada nüfus ve gelir payı %1’dir, ama lüks tüketimdeki payı %4’ün üzerindedir. Dünya nüfusunda ve gelirinde sıramız 17., ihracatta sıramız 30’dur.

Dolayısıyla seçim döneminde bütün partilerden istememiz gereken şey yapısal reform programıdır.

İngilizce öğrenene, kod yazma öğrenene teşvik vermeliyiz

Endüstri 4.0 çağına geçmek için 80 milyon insan olarak hayat boyu öğrenme programı başlatmalıyız. İngiltere yaşlılara bilgisayar öğretiyor, biz de yapmalıyız. Televizyonlarda eğitim programları olmalı. İngilizce öğrenene, kod yazma öğrenene teşvik vermeliyiz. Part time çalışmayı teşvik etmeliyiz. Gençleri kırsal kesime, tarıma yönlendirmeliyiz. Bugün Suriyeliler olmasa birçok tarım ürünü toplanamaz. Çünkü tarlada çalışacak adam yok. Temizlik işlerinde, çocuk ve yaşlı bakımında Özbek ve Kırgız kadınlar çalışıyor. Meslek lisesinde öğrenci yok, sanayide çırak yok. Herkes memur olmak veya masa başında oturmak istiyor.

ATSO

Çalışmayı, rekabet etmeyi, ticaret ahlakını, verimli olmayı, ortak olmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Hukuk sisteminin etkin olmaması önemli sorunlarımızdan birisidir. İşadamı kamu kurumlarından alacağını alamıyor, çaresiz kalıyor. Alacağını tahsil edemiyor, çare yok. Kayıtdışı çalışan, korsan çalışan şirketler var, çare yok. İşte bütün bunlar hukuk reformu konusudur, yapısal reform konusudur. Bunlar olmadan gelişmeyi sağlayamayız.

Bu seçim sürecinde sevindirici bir gelişme, ekonominin daha fazla konuşulmasıdır. Keşke yapısal reformlar da yeterince konuşulsa ve hatta bir uzlaşma ortamı gelişse. Ülke olarak bunu başarabilirsek, her alanda büyük bir ilerleme gerçekleştirebiliriz.

Dövizdeki artış bizleri de farklı yönlerde etkilemektedir. Döviz kredisi, borcu olanın, ithal girdiyle çalışanın, kira sözleşmesini dövizle yapanın Allah yardımcısı olsun.

Döviz cinsinden kira sözleşmeleri olan üyelerimiz var, mülk sahiplerinin bu hususta makul olması gerekir.

Bununla birlikte kur artışının turizme bir nebze katkı yapmasını temenni ediyorum.

Antalya ekonomisi verilerine bakacak olursak, BDDK sektörlerin kredi durumu verilerini güncelledi. Antalya'da sektörel kredilerde turizm 23 milyar krediyle esas payı almaktadır. İstanbul'a yakın düzeyde turizm kredimiz var. Diğer iller zaten yanımıza bile yaklaşamıyor.

 

2018-3

İnşaat

Toptan Ticaret

Turizm

Ziraat

ANKARA

50,790,381

18,272,470

5,046,937

8,316,960

ANTALYA

3,167,291

6,794,762

23,197,623

3,789,344

BURSA

3,054,576

5,323,721

788,849

2,673,895

İSTANBUL

94,810,835

86,732,359

25,797,140

3,547,363

İZMİR

5,499,297

10,627,720

1,062,918

5,712,604

 

Turizm sektöründe sorunlu kredi oranımız %1 düzeyindedir; net bir düzelme olduğunu görüyoruz. Bizde %1 olan bu oran İstanbul'da %4, İzmir'de %9’dur.

Diğer sektörlerimizde sorunlu kredi oranı gıda ve içecek imalatında %4.8, inşaatta %4.2, toptan ticarette %5.5, tarımda %2.6’dır.  Enerjide ve madencilikte düşüktür.

Antalya

takipteki

kredi

oranları

Kredi /

Toplam

Mevduat

Takipteki

Alacak/

Toplam

Kredi

Konut

Kredi

Diğer

Tüketici

Kredi

Gıda

İnşaat

Toptan

Ticaret

Turizm

Tarım

2014-12

176.88

3.59

0.71

4.50

3.87

7.86

4.70

0.86

3.78

2015-12

188.73

3.66

0.53

6.20

3.44

7.33

4.09

1.65

3.22

2016-12

191.63

3.76

0.67

7.09

5.32

6.23

5.60

1.40

2.82

2017-6

195.27

3.49

0.69

6.60

3.91

4.80

5.90

1.64

2.49

2018-3

200.18

3.03

0.58

5.86

4.82

4.26

5.59

1.00

2.62

 

Karşılıksız çek hacmi geçen yıla göre %19 düştü ve toplam çek hacmi içindeki oranı %2.1 oldu. Dolayısıyla mali cephede iyileşme görüyoruz.

Turizmde sezona %46 artışla girmiş bulunuyoruz. Böyle devam edersek 13 milyona yakın yabancı turist sayısı ile rekor kıracağız. Avrupa pazarında hızlı bir dönüş görüyoruz. Almanya pazarında İspanya ve İtalya sert düşüşte; Mısır, Tunus ve Türkiye yükselişte. Bazı operatörler Almanya rezervasyonlarında %80 artış kaydettiler. Fiyatlar Euro bazında geçen yılın %10-15 üzerinde. Yüksek sezonda yabancı turiste bile yer kalmayabilir.

Turizm daha iyi, fakat tarım sektöründe sorunlar bitmiyor. Geçen hafta Antalya halindeki fiyatları göstereyim, siz yorum yapın.

Antalya Toptancı Hali ürün Fiyatları

 

Domates

Biber sivri

Biber dolma

Patlıcan

Kabak

Salatalık

23 Mayıs 2017

0.90-3.30

5.50-6.50

6.00-8.00

3.50-5.00

2.00-2.80

2.00-2.80

23 Mayıs 2018

1.00-1.70

1.10

1.80

1.80

1.00

0.60

 

Bu yıl havaların sıcak olması ürün bolluğu yarattı ve fiyatlar düştü. Toptancı halde ortalama ürün değeri geçen yıl Nisan ayında 248 kuruştu, bu yıl Nisan’da 184 kuruşa düştü.

Ayrıca Nisan sonuna kadar sebze ihracatında düşüş yaşadık. İlk dört ayda domates ihracatımız geçen yıla göre %8 düştü.

Mayıs ayında Rusya pazarı açıldı ve sebze ihracatımız artmaya başladı.

Tabloda görüldüğü gibi, mayıs ayında meyve ve sebze ihracatı artışında rekor kırıldı.

Batı Akdeniz İhracatı-Dolar 1 Mayıs - 23 Mayıs

2017

2018

DEG %

YAŞMEYVE SEBZE ÜRÜNLERİ. TURUNÇGİLLER

17.291.487,44

40.754.942,96

135,7

--YAŞ MEYVE

3.673.384,76

18.198.290,32

395,4

--TURUNÇGİLLER

679.942,05

1.385.424,12

103,8

--YAŞ SEBZE

12.938.160,63

21.171.228,52

63,6

----DOMATES

5.285.044,81

12.275.275,58

132,3

----PATLICAN

756.394,32

878.948,30

16,2

----BİBER

5.363.780,29

6.471.226,19

20,6

----KABAK

589.845,33

834.032,36

41,4

 

Rusya daha önce az sayıda şirkete ihracat izni vermişti, sonra izinleri artırdılar. 29 şirket 1 Mayıs’tan itibaren ihracata başladı ve firma sayısı 43 oldu. Fakat geçen hafta bir açıklama yaptılar, kurallar ihlal edildiği için ihracatı azaltabileceklerini söylediler.

Son dönemde domates güvesi yeniden ciddi bir sorun oldu. Yıllardır domates güvesi sorununu tam olarak çözemedik. 8 yıl önce yaşadık, o dönem bu konuda çok yazılıp çizildi.  Maalesef şimdi daha ciddi bir sorun yaşıyoruz. Diğer taraftan sebze ve meyvede Rusya'nın ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı kalıntı oranları ihracatı engelliyor.  Bu konuda daha dikkatli olmamız gerekiyor.

Diğer önemli sektörümüz olan inşaat ve konut sektöründe Antalya diğer büyük illere göre daha iyi bir performans sergilemektedir. Konut satışlarında Antalya Türkiye ortalamasından ve büyük illerden daha iyi durumdadır. Tabloda gördüğünüz gibi bütün büyük iller eksideyken Antalya az da olsa satış artışı gerçekleştirmiştir.

Nisan 2017

Nisan 2018

Ocak-Nisan 2017

Ocak-Nisan 2018

Nisan

4 ay

Türkiye

114 446

 103 087

440 226

 406 964

-9,9%

-7,6%

Ankara

13 364

 10 352

50 328

 41 027

-22,5%

-18,5%

Antalya

4 818

 4 977

19 331

 19 830

3,3%

2,6%

Bursa

4 970

 4 040

18 171

 16 220

-18,7%

-10,7%

İstanbul

20 066

 17 414

76 099

 68 711

-13,2%

-9,7%

İzmir

7 170

 6 418

27 184

 25 011

-10,5%

-8,0%

 

Bir başka gösterge konut fiyatlarıdır. İstanbul ve Ankara'ya göre Antalya'da fiyat artışı daha yüksektir. Mayıs ayında İstanbul’da yıllık fiyat artışı %3.7, Antalya’da %13.6’dır.

 

Mayıs 2018-Konut Satılık m² Fiyatı-TL

Yıllık Değişim -%

İstanbul

4.432 

3,77

Ankara

1.799 

6,20

Antalya

2.376 

13,68

İzmir

3.076 

16,60

Türkiye *

2.028 

10,28

 

Turizmde yüksek sezonla birlikte Antalya’da bütün sektörlerde daha iyi bir dönem olmasını diliyorum.

 

ATSO Komitelerinin Çalışmaları

 

Geçen ay söylediğim gibi; komitelerimizin sorumluluğu sektörün sorunlarını takip etmek, dile getirmek, çözüm ve proje önermektir. Komitelerimizin birçoğunun heyecanla işe başladığını görüyoruz ve bundan mutlu oluyoruz.

 

Birinci grubumuz, Kuzey Kıbrıs ile çiçek ticaretindeki sorunları dile getirmiştir.

İkinci grubumuz, canlı hayvan kesiminde hijyen koşullarına dikkat çekmiştir.

Üçüncü grubumuz inşaat sektörünün hafriyat sorunu konusunda çaba harcamaktadır.

 

Altıncı grubumuz, toptancı hallerin sorunları hakkında rapor hazırlamıştır. Yıllardan beri hallere girmeyen kayıtdışı tarım ürünü sorunu yaşanmaktadır. Arkadaşlarımız bu hususta öneriler geliştirmiştir.

 

Sekizinci grubumuz ATSO Avantaj kart için öneriler getirmişlerdir. Bu ilgiye teşekkür ediyorum, Avantaj kartın gelişmesini ve üyelerimizin ticaretine katkı sağlamasını istiyoruz, bütün komitelerimiz bu hususta katkı yapabilirler.

 

ATSO

 

11. grubumuz, kayıtdışı ahşap ve mobilya üretimi işyerlerinden şikayetçi olmuştur.

14. grubumuz, market ve bakkallarda güneş altında tüp gaz satışının sakıncaları konusunda uyarı yapmaktadır, ayrıca akaryakıt istasyonu personeline eğitim verilmesi için çalışmaktadırlar.

 

15. grubumuz, yaş meyve ve sebzede zirai ilaç kalıntı sorununun çözümü için üreticiye zirai kalıntı analiz desteği sağlanmasını önermiştir. Bu konuyu geçen yıl sektör toplantısında da konuşmuştuk. Bu dönem bir çözüm yöntemi belirleyeceğiz.

 

26. Grubumuz kent merkezindeki elektrik kesintilerinin güvenlik sorununa yol açtığına dikkat çekmektedir.

 

32. grubumuz komite hedefleri üzerinde çalışmıştır.

 

45, 46. gruplarımız, üye toplantıları ve müşterek komite toplantıları planlamıştır.

 

49. Grubumuz kentte çocuk kulübü, bakımevi, kreş alanında işyeri enflasyonu oluştuğu hususunda uyarı yapmaktadır.

 

19. grubumuz vergi aflarının sayısı ve sonuçlarının ilgili kurumlardan sorulmasını talep etmiştir.

 

Son 3.5 yılda 5 kez af veya yapılandırma uygulaması getirilmiştir. Neredeyse her yıl bir af çıkmaya başladı ve ticarette ödeme ahlakı değişti. Antalya’da daha bir süre önce af çıkar düşüncesiyle imar planına aykırı olarak inşaata fazla kat çıkanlar olmuştur. Geçen defa artık vergisini düzenli ödeyene indirim talep etmiştik, %5 indirim hakkı da geldi, fakat öyle şartlar var ki, indirim almak neredeyse imkânsız hale getirilmiş. Kanuna uyan, borcunu ödeyen kişiler enayi yerine konmamalıdır.

 

 

36. Grubumuz önemli bir konuya dikkat çekmiştir. Arkadaşlarımız konaklama tesislerinde kimlik kontrolünün baskın gibi yapılmasının sakıncalarını ve bu konuda önerilerini dile getirmişlerdir. Gerçekten gerek restoran ve kafelerde gerekse konaklama tesislerinde denetimlerin tedirginlik yaratmamasına dikkat edilmelidir.

 

10. ve 37. Gruplarımız işletmelerin finansman ihtiyaçlarına ve KDV alacaklarının ödenmediğine dikkat çekmektedirler. KDV alacaklarının ödenmemesini geçen ay dile getirdim. Maalesef son anda yasa tasarısından çıkarıldı. Kamu kesimi tasarruf yapacağı zaman, ilk adım özel sektöre ödemeyi kesmek oluyor. Üniversite hastanelerinin medikal sektöre borçlarını çok konuştuk,  ödeme kararı alındı, orada da iskonto yapılacağı söylentileri çıktı.

 

27. grubumuz, merkezi Antalya dışında olan şirketler yüzünden Antalya’nın vergi geliri kaybına uğradığını söylemektedir.  Bu durum büyük ölçüde değişmiştir. Eskiden belediyelere vergiye göre pay veriliyordu. Şimdi nüfusun da içinde olduğu farklı kriterlere göre bütçe veriliyor.   

 

Artık Antalya ve turizm bölgeleri için yapılması gereken şey,  belediyelerin bütçe paylarında turist sayısının veya yatak kapasitesinin de dikkate alınmasıdır. Antalya milyonlarca turiste ev sahipliği yapıyor, fakat turizm gelirinin bir kısmı burada kalmıyor.    

 

Bankaları ve büyük şirketleri Antalya’da sponsor olarak görmek istiyoruz

 

Merkezi burada olmayan şirketlerin vergisinden daha önemli olan konu Antalya’da faaliyet gösteren büyük şirketlerin Antalya’yı sahiplenmesidir. Hatta bankalar bile İstanbul, Ankara’da kültür merkezleri yapıyorlar. Büyük organizasyonlara sponsor oluyorlar. Antalya kredide, mevduatta, otomobil satışı gibi birçok alanda dördüncü sırada. Bu nedenle bankaları ve büyük şirketleri Antalya’da sponsor olarak görmek istiyoruz. Antalyaspor’a destek olunabilir, kültür ve sanata destek olunabilir. Antalya daha fazla desteği hak eden bir ildir.

 

Komitelerimizin böyle hızlı bir şekilde çalışmaya başlamış olmasından dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Sektörü bir araya getirmeye, sektörünüzün sorunlarını dile getirmeye, proje üretmeye önem vereceğiz.

Gerek meclis gerek komiteler olarak daha hızlı bir çalışma temposuna gireceğiz. Odalar Birliği Genel Kurulu, Ramazan ayı, seçim dönemi nedeniyle henüz gerekli tempoya çıkamadık. Dünya hızla değişiyor, biz de kendimizi devamlı olarak gözden geçirmek zorundayız. Biz Antalya özel sektörünün ortak aklıyız. Antalya’nın vizyon projelerini biz üretmeliyiz. Elbette bunu bütün sivil toplumla birlikte yapmalıyız. Bu yönde daha hızlı bir çalışma sistemine geçeceğiz. Antalya 4.0 projesinde bütün STK’larla birlikte çalışmaya başlayacağız, sizlerden de destek alacağız.

ATSO

Nefes Kredisi

 

Bugün gündemimizdeki konulardan birisi Nefes kredisine kaynak olmak üzere kredi alınması konusudur. Bildiğiniz gibi, Nefes kredisi için bütçemizden kaynak aktarıyoruz, ona göre de TOBB katkı yapıyor. Bu kaynakla faizin bir kısmını biz karşılıyoruz ve üyemize düşük faizli kredi verilmesini sağlıyoruz. Bu yıl ilk partide 40 milyon liralık bir kredi miktarına çıkabildik, fakat yeterli olmadı. Şimdi ikinci parti için artık kredi kullanmak zorundayız ve 50-60 milyon lira civarında ilave bir kredi hacmine ulaşacağız. Üst sınır yine 50 bin lira olacak, daha önce de söyledim, amacımız zor durumdaki üyemize yardım etmektir. Mümkün olan en uygun koşulda 0.99 oranından kredi sağlamış olduk.  

 

Diğer gündem maddemiz, Etik Kurul üyelik seçimidir. Biz Etik Üye belgesini kayıtdışı çalışan, korsan çalışan işyerleri karşısında üyemizi korumak ve desteklemek için geliştirdik. Etik üye belgesi Odamızın verdiği bir güven belgesidir. Etik Kurul uygulamamız Türkiye’de odalar arasında bir ilktir. Bir komite etik üyelik için sektörel kriterler de belirleyebilir ve kime belge verileceğini kontrol edebilir. Komitelerimiz etik üye sözleşmesi konusunu sahiplenir ve ciddi uygularsa, bundan bizim üyemiz yararlanacaktır.

ATSO Etik Belge

Komitelerimiz sektörlerinde kalite artışının öncüsü olmalıdır. Etik belge bunun bir aracıdır. Ayrıca sektörlerde yarışmalar da düzenlenebilir. Örneğin akaryakıt sektörümüz en iyi akaryakıt istasyonu yarışması düzenlemektedir. Antalya'da birçok sektörde bunu yapabiliriz. En iyi restoran, en iyi şef, en güzel peyzaj gibi birçok yarışma yapılabilir. Komite sektörde örnek olan firmaya yılın markası ismiyle ödül verebilir. Bunları konuşmalıyız, içimizde başarılı olanları takdir etmeliyiz. Bir kent ekonomisi markalarıyla gelişir. Biz birbirimizle değil, diğer illerle ve diğer ülkelerle yarışıyoruz. Kendi firmalarımızı ve markalarımızı desteklemeliyiz.

Antalya Dijital Hafıza Haritası projesi

Odamızın güncel faaliyetleri konusunda bir başka güzel gelişme hakkında bilgi vereyim. Antalya 4.0 strateji belgesi çalışmamız devam etmektedir. Biz şimdiden Dijital Antalya projeleri üretmeye başladık.

Antalya Dijital Hafıza Haritası projesi ile kent merkezinde ve ilçelerde yer alan tarihi, kültürel, değerlerimizi ve pek bilinmeyen önemli kent hikâyelerini,  4 dilde akıllı telefon uygulamalarıyla tanıtacağız.

Birçoğumuz Antalya’yı yeterince tanımadığımızı göreceğiz. Örneğin, Atatürk’ün, manzaraya bakarak “Hiç şüphesiz ki, Antalya dünyanın en güzel yeridir” sözünü söylediği noktayı çoğumuz bilmeyiz. Bu tür çok sayıda yer veya yanından geçip ne olduğunu bilmediğimiz ilgi noktaları var. Bu noktalara ait çok güzel hikayeler var. Bu projeyle Antalya’da bir bölgede yürürken o çevreye ilişkin bilgileri telefonunuzda göreceksiniz. Ayrıca bilgilere QR kodlarla da erişilebilecek.  Bu projemize BAKA’dan destek aldık, 500 bin liranın üzerinde bütçeli bir projedir. Dijital Hafıza Haritası Projesi hem Antalya kültürüne hem de turizmine katkı sağlayacaktır.

Güneş enerjisi sadece elektrik faturası meselesi değildir

Bir başka konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Bildiğiniz gibi binaların güneş enerjisiyle elektrik üretmesi kolaylaştırıldı. Bu vesileyle bizim binamızın güneş enerjisiyle elektrik üretmesini gündemimize almalıyız. Binamızın üzeri, hatta bir sorunu çözebilirsek otoparkımızın üzerini güneş paneliyle kaplayabiliriz. Türkiye’de güneş enerjisi kullanabilecek herkes bu yatırımı planlamalıdır. Çünkü bu sadece elektrik faturası meselesi değildir, aynı zamanda ülkemizin dışa bağımlılıktan kurtulması ve çevrenin korunması meselesidir.

Avrupa örneklerini görüyoruz, dizel motoru yasaklayan şehirler var. Biz de en azından güneş enerjisiyle başlamalıyız.

Geçen ay bir seçim bildirgesi üzerinde çalıştığımızı söylemiştim. Odamız geçmişte de seçim bildirgeleri yayınlamıştır. 2015 yılında milletvekilliği genel seçimi için yayınladığımız bildirgede yer alan konuların bir kısmı hayata geçirilmiştir. Bir kısmı ise şu anda açıklanmış olan seçim bildirgelerinde yer almaktadır.

2002 yılında Menderes Başkan dönemindeki bildirgede Antalya hizmet birliği kurulması, her şey dahil sistemin denetlenmesi, hatta siyasi partiler yasasının değiştirilmesi gibi konular yer almış. 

-ANTALYA VALİSİ BAŞKANLIĞINDA, BELEDİYE, ATSO, TURİZM SEKTÖRÜ TEMSİLCİLERİNDEN OLUŞACAK "ANTALYA HİZMET BİRLİĞİ"NİN KURULMASI. 

-ANTALYA'DA FAALİYET GÖSTEREN FİRMALARIN VERGİLERİNİN ANTALYA'DA TOPLANMASI,

-"HERŞEY DAHİL SİSTEMİ"NİN YEREL YÖNETİMLER TARAFINDAN DENETLENMESİ, 

-LARA KENT PARKI VE KALEİÇİ RESTORASYON PROJELERİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ

-SAĞLIK TURİZMİNİN GELİŞTİRİLMESİ, YENİ DEVLET HASTANELERİ KURULMASI,

-ANTALYA-ALANYA YOLUNUN TAMAMLANMASI, KENT İÇİ TRAFİK İÇİN DEVLET DESTEĞİ

-YABANCILARIN MÜLK EDİNMESİNİ ENGELLEYEN YASAL DÜZENLEMELERİN KALDIRILMASI,

-ANTALYA'NIN YERLEŞİMİNİN KUZEYE YÖNLENDİRİLMESİ,

-SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM KANUNLARININ DEĞİŞTİRİLMESİ,

-AB KIBRIS VE IRAK KONULARINDA ULUSAL BİRLİKTELİK

-EKONOMİDE GÜVEN TESİS EDİLMESİ, FAİZ ORANLARININ, DEVLETİN BORÇ YÜKÜNÜN AZALTILMASI.

 

Alanya yolu konusu varmış, sonra yapıldı. Yabancıların konut almasının kolaylaşması varmış, o da oldu. Fakat ekonomide güven tesisi o zaman da varmış, bugün de söylüyoruz.

2015 yılındaki bildirgemiz daha ayrıntılıydı. Yapısal reformlar, ileri demokrasi, Kültür Ve Turizm Bakanlıklarının ayrı olması, Merkez Bankası bağımsızlığının önemine vurgu yapmışız.

Antalya için taleplerimizde; imar planı, kentsel dönüşüm, lojistik köy, toplu işyerleri, yer altı otoparkları, Antalya ticaret planı, Kültür sarayı, uluslararası tenis turnuvası, hipodrom ve binicilik yarışmaları, metro ve hızlı tren gibi birçok konu bulunmaktadır. Havalimanına yer altı otoparkı, toplu işyerleri, lojistik köy gibi birçok konuya bildirgemizde yer vermiştik.

 

-YAPISAL REFOMLAR İÇİN GENİŞ BİR SİYASAL UZLAŞMA GEREKLİDİR

-İLERİ DEMOKRASİ EKONOMİK KALKINMANIN TEMELİDİR

-TÜRKİYE YENİ BİR SANAYİ POLITIKASI BELİRLEMELİDİR

-PERAKENDE TİCARETTE REFORM

-KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAPISI GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR

-EĞİTİM REFORMU TAM BİR UZLAŞMAYLA YENİDEN ELE ALINMALIDIR

 -MERKEZ BANKASI VE DÜZENLEME KURULLARININ BAĞIMSIZLIĞI KORUNMALIDIR

-KAYITDIŞI İLE MÜCADELE

-KENTSEL DÖNÜŞÜM MASTER PLANI

-TOPLU İŞYERLERİ

- METRO PLANLAMASI

-ANTALYA EN KISA ZAMANDA HIZLI TREN AĞINA BAĞLANMALI, ANTALYA-ALANYA ARASINDA DA DEMİRYOLU

-ANTALYA’NIN BATI HAVAALANI, FİNİKE KRUVAZİYER LİMANI

-ANTALYA LİMANI GENİŞLETİLMELİ VE DEMİRYOLU BAĞLANTISI

-ANTALYA KRUVAZİYER LİMANI

-LOJİSTİK KÖY

-HAVALİMANI İÇ HATLAR TERMİNALİNE YERALTI OTOPARKI YAPILMALI

-ANTALYA TİCARET PLANI HAZIRLANMALIDIR.

-TURİZMDE TANITIM BÜTÇESİ ARTIRILMALIDIR

- KIRSAL TURİZMİN GELİŞTİRİLMESİ

-MİMARİSİ İLE ULUSLARARASI CAZİBE YARATACAK KONGRE MERKEZİ, KÜLTÜR SARAYI, OPERA SALONU YAPILMALIDIR

-KÜLTÜR TURİZMİ İÇİN ANTALYA'DA MÜZE SAYISI ARTMALI,

-ANTALYA MODA VE TASARIM HAFTASI, ANTİK TİYATRO FESTİVALİ, ULUSLARARASI TENİS TURNUVASI, BİNİCİLİK YARIŞMALARI

-KONYAALTI PROJESİ’NİN 100. YIL HATTINI DA İÇERECEK BİÇİMDE GENİŞLETİLMELİ, YOL YER ALTINA ALINARAK BÜYÜK BİR KENT MEYDANI YARATILMALIDIR.

TARIMSAL İŞLETMELER VE YATIRIMLARDA RUHSAT SORUNLARI

MEZBAHALAR

ORGANİZE TARIM BÖLGELERİ VE GIDA İHTİSAS SANAYİ BÖLGELERİ

TARIM ARAZİLERİNİN KORUNMASI

-YEŞİL KENT, YEŞİL-ÇEVRECİ BİNALAR PROJESİ

 

2015’deki taleplerimizin birçoğu halen geçerliliğini korumaktadır.

2018'de ise artık dünya ekonomisinde ve teknolojideki değişimi dikkate alarak yeni şeyler söylememiz de gerekiyor.

 

Sadece dünün ve bugünün sorunlarında kalmadan geleceğe de hazırlanmalıyız. Bu nedenle bugün en önemli taleplerimiz Antalya birlikteliğinin sağlanması, Antalya 4.0 hedefinin, Dijital Antalya hedefinin belirlenmesidir.

 

2018 Türkiye Ekonomisinde İstikrar ve Yapısal Reformlar İçin Gerekli Adımlar

 

1. Toplumsal Uzlaşma Reformu

2. Eğitim Reformu

3. Verimlilik Reformu

4. Tasarruf Reformu

5. Hukuk ve Demokratikleşme Reformu

6. Kurumsal Reformlar

7. Vergi ve Sosyal Güvenlik Reformu ve Kayıt Dışılığın Azaltılması

8. İstihdam Politikaları

10. Tarım Reformu

11. İhtisas Sanayi Siteleri Modeli ve İnovasyon Merkezleri

12. Çevre ve Enerji Reformu

13. Kentleşme Modeli Reformu

14. Ticaret Sektörü Reformu

14. Turizm Reformu

15. Ulusal ve Yerel Lojistik Reformu

16. Bilgi Toplumu Reformu ve Medya

 

 

 

2018 Antalya Ekonomisinin Gelişmesi İçin Gerekli Politika ve Adımlar

 

1. Antalya 4.0 Vizyonu

2. Akıllı Ekonomi

3. Akıllı İnsan-Akıllı Eğitim-Akıllı Toplum İçin Yeni Bir Eğitim, Öğrenme ve İşbirliği Kültürü

4. Akıllı Yaşam

5. Akıllı Yönetişim ve Kent Kültürü

6. Akıllı Tarım

7. Akıllı Sanayi

9. Akıllı Ticaret

10. Akıllı Ulaşım ve Lojistik

11. Akıllı Kentleşme

12. Akıllı Çevre

 

Akıllı Ekonomi ve Akıllı Toplum sistemine geçmeliyiz. Akıllı, Dijital ve Yeşil Kent olmalıyız. Bu konuları konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü günlük konular her yerde konuşuluyor, bizim geleceği konuşmamız gereklidir.

Antalya’da her tür siyasi, sosyal gruplaşmayı ikinci plana atmalıyız. Kent kültürüne ve kent hukukuna önem vermeliyiz.  Antalya’da kent hukukunu, kurumsal kültürü geliştirmeliyiz. Antalya'nın hangi ilke ve değerler çerçevesinde gelişmesi gerektiğini netleştirmeli ve bir ortak vizyon ortaya çıkarmalıyız. Bir dönem buna Antalya anayasası demiştik. Bir kentin vizyonu partiden partiye, başkandan başkana değişmemelidir. Bize düşen bu ortak aklı ve ortak vizyonu oluşturmaktır. Hep birlikte bunu gerçekleştirmeye çalışacağız.

Bu dilek ve temennilerle sözlerime son veriyor, hepinize çalışma ve katkılarınızdan dolayı tekrar teşekkür ediyorum.

Önümüzdeki Ramazan Bayramı’nın sizlere, Antalya’ya, Türkiye’ye ve İslam Alemine hayırlar getirmesini diliyorum.”

 

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination