ATSO Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı Yapıldı

26 Aralık 2017 Salı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer başkanlığında toplanan ve Meclis Üyeleri’nin yoğun bir katılım gerçekleştirilen toplantıda ATSO’nun 2018 bütçesi belirlendi.


ATSO Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı Yapıldı

Konuşmasına ilk olarak geçtiğimiz günlerde aramızdan ayrılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı İbrahim Çağlar’ı anarak başlayan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Davut Çetin, “İşadamları olarak yoğun ve stresli bir hayatımız oluyor. Ne kadar söylesek de sağlığımızı ihmal ediyoruz” diye konuştu. Daha sonra CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın sağlık durumuna değinen Başkan Davut Çetin, “Dün Sayın Deniz Baykal’ın sağlık durumu ile ilgili bilgi alma şansım oldu. Deniz Bey’in sağlığı hızla düzeliyor. Bilinci açık ve konuşuyor. Şubat ayı ortalarında Türkiye’ye dönmesi bekleniyor. Kendisine tekrar geçmiş olsun diyor Antalya’dan selamlarımızı iletiyorum” dedi.

Kudüs’ü İsrail'in başkenti olarak kabul etmek insanlığa karşı bir haksızlıktır

Konuşmasına gündem, ekonomi ve Antalya ile devam eden Başkan Davut Çetin, “İlk olarak Dünya gündemine biraz değinmek istiyorum. Çünkü bizi de çok etkileyecek gelişmeler yaşanmaktadır. Antalya, turizm dolayısıyla dünyadaki siyasi gelişmelerden etkilenen bir kenttir. Bu nedenle gelişmeleri yakından izlemek ve ona göre önlem almak durumundayız. Kudüs konusu bizi de etkileyen, tahrik edici, Orta Doğu'da gerginliği artıracak bir konu oldu. Filistin derken, biraz daha iyi bilmemiz gerekiyor. Filistin halkı topraklarından çıkarılmış bir halktır. Büyük kısmı göç etmiş, kalanlar İsrail içinde Batı Şeria ve Gazze şeridinde, yeşil işaretli alanlarda esir gibi kalmışlardır. İsrail hükümeti Filistinlilerin yaşadıkları yerleri duvarlarla çevirmiştir. Filistinliler belirli kapılardan kontrol altında girip çıkmaktadırlar. Bilindiği gibi, Kudüs üç din için kutsal bir kenttir. Mescid’i Aksa ve Yahudiler için kutsal olan duvar yan yanadır. Hazreti İsa'nın çarmıha gerildiği yerler Kudüs’tedir. Böyle bir kenti İsrail'in başkenti olarak kabul etmek insanlığa karşı bir haksızlıktır. Türkiye bu konuda gereken duyarlılığı göstermiştir. Birleşmiş Milletler toplantısında Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu’nun konuşması dünya basınında yer bulmuştur. Burada İsrail halkına karşı hiçbir olumsuz duyguda olmadığımızı ifade etmek isterim. İsrail halkının bir kesimi de bu karara karşıdır. Politikalar zamanla değişir, halklar arasındaki bağlar baki kalır. Bizim dileğimiz İsrail halkının ve Filistin halkının kardeşçe, barış içinde yaşamasıdır. Biz her iki toplumun da güvenini kazanmalı ve İsrail ile Filistin arasında adil bir barışın mimarları arasında olmalıyız. Bu yıl Antalya’ya 170 bine yakın İsrailli, 100 binden fazla İranlı, ayrıca Arap ülkelerinden de on binlerce ziyaretçimiz geldi. Antalya insanların barış ve huzur içinde tatil yaptığı bir kent. Antalya markasının bu başarısına hepimiz dikkat etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Her yılbaşında ışıklandırma tartışmaktan yorulduk

Konuşmasını yılbaşına değinerek sürdüren Başkan Davut Çetin, “Antalya’da yılbaşı ışıklandırması son günlerde yeniden gündeme geldi. Artık her yılbaşı döneminde ışıklandırma tartışmaktan çok yorulduk. Bizim 3 yıl önce yaptığımız ışıklandırmadan dolayı çektiğimiz sıkıntı herkesin malumunda. Fakat Antalya’da bütün kurum, kuruluşlar ve esnaf birlik içinde bunu yapacak olursak, biz de aktif olarak destek verebiliriz. Birlikte yapılmadan, esnafımızın gönülden katılımı olmadan olmuyor. Antalya olarak biz bir dünya kentiyiz, turizmin gelişmesini, kışın da canlanmasını istiyoruz. İlimizde yaşayan binlerce Avrupalı var. Otellerimiz yılbaşı programları yapıyor ve önemli sayıda kişi diğer illerden geliyor. Antalya'da bu nedenle yılbaşı daha canlı olmalıdır, alışveriş indirimleriyle ticaret canlandırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Toplum olarak eğlenme konusuna da önem verilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Davut Çetin, “Eğlenmeyen bir toplum haliyle stresli ve öfkeli olur. Sürekli çatık kaşlı, ciddi, birbirinde kusur arayan değil, güler yüzlü ve eğlenen bir toplum olmalıyız. Yılbaşı, dini ve milli bayramlar, kutlama günleri bu nedenle önemli bir fırsattır. Yılbaşı dini bir konu değildir. Hristiyan dininde Katoliklerin Noel'i 24 Aralık gecesidir, Ortodoksların Noel'i 6 Ocak gecesidir. Yahudilerin Hanuka bayramı farklıdır. Yılbaşı Çin'de de, Afrika'da da insanlığın ortak kutladığı, din ile ilgisi olmayan bir kutlamadır. Anneler günü gibi bir gündür” dedi.

ATSO 

Demokrasinin kalbi TBMM’de uzlaşma görmek istiyoruz

Son zamanlarda artan şiddet olaylarına değinen Başkan Davut Çetin, “Toplumun ruh sağlığına hepimiz dikkat etmeliyiz. Son zamanlarda toplumda şiddet eğiliminin artmaktadır. Geçen hafta internet üzerinden alınan tüfekle cinayet işlendi. Şiddet eğitimle, sosyal yapıyla ve hukukla ilişkili bir konudur. Eğitim sadece okuldan ibaret değildir. Televizyonlar, gazeteler, ülkenin gündemi, hukuk sistemi, eğitimin bir parçasıdır. Bu nedenle televizyonlarda silah ve şiddet teşvik edilmemelidir. Siyasi gerginlik azaltılmalıdır. Kanunlar ve hukuk sistemimiz şiddeti önlemeli ve cezalandırmalıdır. Gazetecileri tutuklu yargılarken, gazeteciyi ölümle tehdit eden kişiyi tutuksuz yargılamak durumunda kalmamalıyız. Darbe psikolojisinden artık çıkmalıyız, 80 milyonluk millet olarak hepimiz darbelere karşıyız. 15 Temmuz’un üzerinden 1 buçuk yıl geçti, darbeyi planlayanlar, kasıtlı olarak katılanlar ve destekleyenler, halka ateş açanlar layık oldukları cezayı bulmalıdırlar. FETÖ ve kökü dışarda yapılanmalar, hukuk ve kanun dışı yapılanmalar devletten temizlenmelidir. Bununla birlikte, darbeye karşı en güçlü silahın milli uzlaşma, demokrasi ve hukuk olduğunu bilerek, bu konuda ilerleme sağlamalıyız. Demokrasinin kalbi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde uzlaşma görmek istiyoruz. Son Kanun Hükmünde Kararname’de yapılan bir düzenleme siyasi gerilimi artırmaktadır. Bu konu endişeleri giderecek şekilde düzeltilmelidir” şeklinde konuştu.

Konuşmasını dünya, Türkiye ve Antalya ekonomisi hakkında sürdüren Başkan Davut Çetin, şunları kaydetti;

“2017 yılını dünya ekonomisi yüksek bir büyümeyle, borsalarda rekorlar kırarak bitirmektedir. Dünya ekonomisi 2008’den sonraki en iyi dönemini yaşamaktadır. Gelişmiş ülkelerde ortalama işsizlik yüzde 5’in altına inmiştir. Enflasyon yok denecek düzeydedir. 2018 yılına girerken önemli bir gelişme ABD’de vergi reformudur. Bu vergi reformuyla kurumlar vergisi yüzde 35’den yüzde 21’e çekilmiştir. Makine ve teçhizat amortisman süreleri kısaltılmıştır. Bu kararların Amerikan şirketlerinde büyük bir yenileme yatırımı başlatacağı beklenmektedir. Avrupa ekonomisi de en iyi dönemdedir. Dünya ekonomisi büyüdükçe bizim de ihracatımız artıyor ve ekonomimiz büyüyor.

Türkiye ekonomisinde de 2017 yılı son 4-5 yılın en iyi yılı olmuştur. Üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 11’dir. Hizmet sektöründe üçüncü çeyrek büyümesi yüzde 20’dir, yıllık büyüme yüzde 10’u bulmaktadır. Tabii ki, büyümenin yüksek olmasında geçen yılki düşüş rol oynamıştır. Geçen yıl normal büyüme olsaydı, bu büyüme yüzde 5 civarı bir büyümeye karşılık gelmektedir. Ayrıca 2016 Ekim ayından bu yana ekonomide 500 milyar lira kredi artışı oldu. Bunun 400 milyarını özel sektör kullandı.

Asgari ücret desteği, istihdam desteği, KOSGEB kredisi gibi diğer destekler de ekonomiyi canlandırdı.

Bu büyümeyi kendi işinde göremeyen sektörlerimiz ve şirketlerimiz olduğu da bir gerçektir. Çünkü büyümeden büyük şirketler daha fazla pay alıyorlar. Büyük şirketler artık fiyattan değil, sürümden kazanmaya başladılar. Bazı üreticiler girdi kalitesini düşürüp maliyet düşürüyorlar. Bazıları maliyeti toptancıya, tedarikçiye yüklüyorlar. KOBİ’lerin büyük çoğunluğu bunları yapamıyor.

Ayrıca, enflasyonda artış bazı sektörlerde karları azaltmıştır. Enflasyonu konuşurken tüketici enflasyonu konuşuluyor, oysa girdi maliyetleri de çok artmıştır. Geçen yılın Ekim ayından bugüne demir fiyatlarındaki artış yüzde 100’e yakındır. Geçen ay mobilya sektöründeki maliyetleri söylemiştim. Zaten bu yıl genel ortalama üretici maliyetleri artışı yüzde 18’e yakın, yani tüketici enflasyonunun yüzde 6 üzerinde. Bazı sektörlerde ise çok daha yüksek maliyet artışları var. Satışı canlı olan, maliyeti fiyata yansıtabilen ayakta kalabiliyor.

Şimdi önemli olan konu 2018’in nasıl olacağıdır. 2017 yılının toplam büyümesi yüzde 6’nın üzerinde olacak, fakat 2018 yılında yüzde 4 ila 5 arasında bir büyüme bekliyoruz. Kasım ayında otomobil satışı geçen yıla göre yüzde 20 düşmüştür. Önceki aylar hızlı artan beyaz eşya satışları Kasım’da yüzde 15 azalmıştır. Konut satışları ekim ve Kasım’da geçen yıla göre düşüş gösterdi.

Antalya'da düşüş Kasım ayında daha az, fakat 11 aylık dönemde geçen yılla aynı düzeydedir. Vergi indirimlerinin bitmesi, kur, enflasyon ve faiz artışı tüketici güvenini etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Bu nedenle 2018’e yavaşlamayla girmekteyiz. Başbakanımız da 2018’in ekonomide zor yıl olacağını söylemiştir. Gelecek yıl enflasyonun dövize bağlı olsa da tek haneye dönmesi mümkündür. Dövizdeki durum yumuşak karnımız olmaya devam edecektir. Eğer Merkez Bankası faiz konusunda, ekonomi yönetimi yabancı sermaye konusunda güven verirse döviz artışı yavaşlar. Dış koşullar iyi olursa ve reform adımları atılırsa fazla sorun yaşamayız.

ATSO

Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz günlerde katıldığımız İstihdam Seferberliği Ödül Töreni’nde yeni istihdam teşviklerini açıkladı. Geçen yıldan çok daha önemli teşvikler geliyor. 3 kişiden daha az çalışanı olan esnafa her yeni istihdam için ücret, prim ve verginin bir ayını esnaf bir ayını devlet ödeyecek. Bu destek bir yıl sürecek. Diğer şirketler için ek istihdam desteği daha önce asgari ücret prim desteği şeklindeydi. Yeni teşvikte 4 bin740 liraya kadar ücretin primini devlet karşılayacak ve 2020’ye kadar devam edecek. İŞKUR yetiştirme destekleri devam edecek. Engellilere yeni teşvikler geldi. Mesleki eğitim kursuna katılan annelere kreş ücreti desteği geldi. Çok önemli destekler getirilmiştir. Bu teşviklerin hem istihdama hem büyümeye katkısı olacaktır.

Hükümet vergi ve primini düzenli ödeyenlere yüzde 5 indirim yapılması konusunda adım atmaktadır. Bu uzun zamandır söylediğimiz konular arasındaydı. Bu sayede kayıt dışı istihdam azalması da önemli bir konudur. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele de artmalı, vergi yükü azaltılmalı, vergi afları da sona ermelidir. Türkiye ekonomisi dinamik bir ekonomidir, siyasi gerginlikler azalırsa, milli bir uzlaşmayla eğitim, hukuk, vergi, kamu yönetimi reformları yapılırsa çok daha hızlı bir büyüme göreceğimize inanıyorum.

Antalya’da sigortalı çalışan sayımız yüzde 13 artmıştır

2017 yılını Antalya ekonomisinde de olumlu verilerle tamamladık. Yılsonu itibarıyla Antalya ve Gazipaşa havalimanlarına gelen yabancı turist sayısı 10,5 milyon civarındadır. Sigortalı çalışan sayımız yüzde 13 artmıştır. Bilindiği gibi bu yıl en fazla istihdam artışı sağlayan iller arasında ikinci olduk. Oda olarak istihdam teşvikleri konusunda birçok çalışma ve toplantı yaptık. Ben Antalya’da 150 bin artış tahmin etmiştim, Valimiz 200 bin demişti. Antalya olarak bu iki rakam arasında bir sayıyla gerçekleşmeyi başardık. Bu istihdam artışının bir kısmı mevsimlik artıştır, bir kısmı teşviklere bağlı istihdamdır. Kuşkusuz en önemli başarı bu artışı sağlayan Antalyalı işadamlarıdır. İstihdam artışında başarı sağlayan bütün üyelerimizi ve işadamlarımızı kutluyorum.

Antalya vergi gelirine baktığımızda bu yılki düzelmeyi daha iyi görebiliyoruz. 2014’te vergi gelirimiz yüzde 15 artmış, 2015’de yüzde 9’a yakın, 2016’da artış yok azalış var, bu yıl yeniden yüzde 11.5 artış gerçekleşmiş. Kurumlar vergisi afla birlikte önemli ölçüde arttı. İlimizin ihracat artışı yüzde 20’yi aşmıştır. Domates gibi ürünlerde geçen yıldan daha iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu yıl sebze ihracatımızda artış olumludur, ancak narenciye ihracatında düşüş görüyoruz.

ATSO

2018 yılı için turizmde çok daha ümitliyiz

Narenciye üreticimize hepimiz destek olmalı, portakal bahçelerinin sökülmesini önlemeliyiz. Belediyelerimiz geçen yıl portakal, nar alımları yapmışlardı, bu yıl da böyle kampanyalar yapmalıyız. Geçen yıl söylemiştim, okullarda çocuklara portakal suyu içirsek hem çocuklar daha sağlıklı olur hem de üretici ayakta kalır. 2018 yılı için turizmde çok daha ümitliyiz, ekonomide Antalya olarak Türkiye genelinden daha iyi bir yıl bekliyoruz. Turizmde bu yıl yüzde 58 artış kaydettik. Fakat halen 2014’ün gerisinde olduğumuzu unutmayalım. Bu yıl Almanya pazarında biz kaybettik, Mısır yüzde 55, Yunanistan yüzde 30 artış sağladı. Yunanistan Alman pazarında bizim yerimize ikinci sıraya yerleşti. Fas ve Tunus canlanırken, Türkiye son iki yılda Alman pazarının yarısını kaybetmiş oldu.

Son dönemde artık dipten dönüşün başladığını görüyoruz. Şu grafik Almanya’da Kasım ayında yapılan erken rezervasyonları gösteriyor. Hurghada (Mısır) yüzde 72, Antalya ise yüzde 49 artışta. Antalya dışındaki yerlerde rakamlar küçük olduğu için artış oranları yüksek çıkabiliyor. Görüldüğü gibi İspanya azalıyor, gelecek yıl Antalya’nın güzel bir yükseliş sağlayacağını ümit ediyoruz. Hükümetimizin turizme destekleri gelecek yıl devam edecektir. Bakanlığın destek bütçesi yüzde 41 artırılmıştır. 2018’de acentelere uçak ve kruvaziyer gemi desteği için 800 milyon lira ödenek ayrılmıştır. Artık uçak destekleri yoğun sezonda daha az, diğer dönemlerde daha yüksek olacaktır.

Turizm Bakanımız bin 500 dolardan başlanıp 9 bin dolara kadar çıkacak bir kademelendirme olacağını açıklamıştır. Kruvaziyer yolcu başına da 30 dolar destek verilecektir. Böylece turizmde başka engel çıkmamasını ve çok daha iyi bir yıl olmasını diliyorum. Önümüzdeki yıl turizm dışında inşaat sektöründe de canlanma olacağı görülmektedir. Antalya’da kentsel dönüşüm projeleri başlamıştır. Antalya ekonomisinin bu şekilde canlanmasından mutlu oluyoruz, fakat bizim için sayısal büyümeden daha önemli olan konu kalite ve katma değer artışıdır.

Antalya’da konut fiyatları olması gereken yerde değildir. Antalya’nın İzmir, hatta İstanbul düzeyinde olması gerekir. Bu bir arz ve talep meselesidir. Çok konut yerine az, fakat değerli konut inşaatı esas alınmalı, emsaller yüksek tutulmamalıdır.

Ayrıca yeni imara açılan ve açılacak yerlerden gelecek konut, nüfus ve ulaşım yükünün nasıl karşılanacağına da dikkat etmeliyiz. Kentsel dönüşüm gibi konuları ve önemli projeleri de Belediyelerimiz ve uzman STK’larla birlikte ele almamız gerekiyor.

Bununla ilgili bir başka konuya daha bir tabloyla dikkat çekmek istiyorum. Burada Türkiye ve bölgemizde gelir dağılımı verileri yer almaktadır. Türkiye’de geçen yıl ortalama hane yıllık kullanılabilir geliri 19 bin lira olmuştur. Bu gelir vergiden sonra kalan, sosyal yardımı gibi unsurları da kapsayan gelirdir. İstanbul’da ortalama 26 bin liradır. Bizim bölgemizde ise ortalama 19 bin liradır. İstanbul’da en yoksul yüzde 10’un ortalaması 7 bin lira, bizim en yoksul yüzde on ortalamamız yılda 5 bin liradır. İstanbul’da en üst kesimdeki yüzde on ortalaması 88 bin lira, bizim ortalamamız 59 bin lira. Antalya’da hane geliri neredeyse İstanbul’un üçte ikisinde kalmaktadır.

Bütün üyelerimiz, yerel yönetimlerimiz bu durumu dikkate almalıdır. Antalya’da daha hızlı kalkınma, daha iyi ticaret istiyorsak, kaliteyi ve katma değeri artırmalıyız. İmar ve konut planlamasında asıl hedef yüksek gelir gruplarını çekmek olmalıdır. Antalya konutta ve diğer sektörlerde sürümden değil, değerden kazanmalıdır. Lara bölgesinde bir firmamız müstakil konut projesiyle ödül almıştır, bu tür projeler örnek olmalı, Antalya kaliteyle yarışmalıdır. Bütün bu konular kamu, özel sektör, STK’lar, hep birlikte çalışmamız gereken konulardır. Bu nedenle birlikte çalışmayı ne olursa olsun öğrenmek ve uygulamak zorundayız. İşadamları olarak barışın, istikrarın, el sıkışmanın, uzlaşmanın değerini en çok biz biliyoruz. Bunu anlatacağız, örnek olmaya çalışacağız.

Komite çalışmalarımızda bir canlanma görüyoruz, herkes fedakârlık yapıyor, görevini yerine getirmeye çalışıyor. Önümüzdeki günlerde 9. Komitemiz arabuluculuk konusunda bilgilendirme toplantısı istiyorlar. 25 ve 29. gruplar ortak toplantı yapıyor. 36-45-47. Gruplarımız Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı yetkilileriyle yabancı eleman çalıştırma konusunda toplantı yapacaklar. Diğer komitelerimizin gündeme getirdiği konular da var, ekonomik sorunlar, e-ticaret konusunda adım atılması gibi konular var.

Kayıt dışı ekonomi birçok sektörümüzün sorunu olmaya devam etmektedir. Ekmek büfeleri, pazarda açıkta ekmek satışı devam etmektedir. Antalya’nın merkezinde çadırlarda, Cam Piramit’te gıda satışı gibi konulara bir denetim ve standart gelmelidir. Komitelerimiz de biz de bıkmadan, usanmadan söylemeye devam edeceğiz.

Büyükşehir Belediyesi ilan reklam tarifesi konusunda yakınmalar devam etmektedir. Belediye kanun gereği bir bedel almak zorunda olduğunu açıklamıştır, bu nedenle alınmasın diyemeyiz, indirim yapılsın diyebiliriz. Nitekim Büyükşehir belediyesi ile görüşmemiz sonucunda tarife 12 kuruştan 8 kuruşa düşürüldü. Daha fazla indirim için görüşeceğiz.

Geçen ay faaliyetleri kapsamında Growtech fuarında Tarım İnovasyon ödülü verdik. Fuar Antalya’nın büyük fuarlarından birisidir. 80 binden fazla profesyonel katılımcı, 5 binden fazla yabancı katılımcı oldu. 30 ülkeden yüzlerce firma, sadece Çin’den 46 firma fuardaydı. Tarım İnovasyonu ödülünü Growtech ATSO İnovasyon ödülü olarak verdik. Seçilen ürünleri standımızda sergiledik. Bu güzel işbirliğinin devam edeceğini ümit ediyorum.

Önümüzdeki ay Foodproduct ve Hotel Ekipmanları fuarımız var, en büyük fuarlarımızdan birisidir. Bu fuarda alım heyeti organizasyonu yapıyoruz. İsrail, İran, Ürdün, Azerbaycan’dan alım heyetleri ziyareti onay aşamasında. İran’da geçen yıl işbirliği anlaşması imzaladığımız Alborz odasıyla çalışıyoruz.

İsrail’de İsrail Odalar Birliği ile geçen yıl BAKA projesi kapsamında bir görüşme ve işbirliği anlaşması yapılmıştı. Bu işbirliği anlaşması çerçevesinde alım heyeti ziyareti düzenliyoruz.

Kent merkezinde anket çalışmamız devam ediyor, ticaret sektöründe bu yılın nasıl geçtiğini anketle görmüş olacağız, geçen yıl yapmıştık, bu yıl tekrarlıyoruz, önümüzdeki günlerde sonuçlarını alacağız.

ATSO Avantaj Kart uygulamamız da iyi gidiyor, şimdiden 80 firmaya ulaşmış bulunuyoruz. ATSO Avantaj karta bütün üyelerimiz destek vermelidir ki, başka yerlerden de daha güçlü indirimler alalım. Avantaj kartın üyelerimiz arasındaki ticareti, alışverişi de özendirmesini istiyoruz.

Geçtiğimiz ay bir başka faaliyetimiz Odamız personelinin inovasyon yarışması oldu. Bunun sonuçlarını bütçe kısmında söylemek istiyorum.

Önümüzdeki günlerde TOBB olarak Hükümetle bir araya geleceğiz ve illerimizin, sektörlerimizin sorunlarını konuşacağız. Antalya’nın sorunlarını da tekrar dile getireceğiz. Sayın Başbakan ve bütün Bakanlar orada olduğu için yararlı bir toplantı oluyor. Geçen seçimlerden önce Alanya yolundaki trafik lambaları gibi konuları da konuşmuştuk, Alanya-Antalya otoyol projesi ortaya çıkmıştı. Bu toplantıda da İlimiz ve bölgemiz oda ve borsalarıyla istişare ederek en önemli konuları gündeme taşıyacağız.

Komitelerimizin fedakarlık yaparak çalışmaya devam ettiğini söyledim. Bir işadamına yakışır şekilde, medeni bir şekilde faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Hepimiz bir sorumlulukla görevimizi yapmaya çalışıyoruz.

Bu fedakarlığınız, anlayışınız, nezaketiniz için hepinize samimi teşekkürlerimi sunuyorum.

Yeni yılın sizlere, üyelerimize, Antalya’ya, Türkiye’ye ve dünyaya, huzur, mutluluk, başarı getirmesini diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiTürk Patent EnstitüsüKadın Girişimciler KuruluGenç Girişimciler KuruluBatı Akdeniz Ekonomisini Geliştirme VakfıAntalya AB Bilgi BürosuEnterprise Europe Network
Her hakkı saklıdır.© 2018 Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Gizlilik & Güvenlik | Telif Hakları
  • Antalya Kültür Sanat
  • Antalya the Destination
  • Yörex Yöresel Ürünler Fuarı